Bu fotoğraflar ramazan ayında çekilmişti.Ben içimdeki sihirli kuruüzümden habersiz dağ tepe , taş toprak gezinirken çekmiştik.Meğer 3 kişi gitmişiz o pazar günü Marmara Ereğlisi' ne.
Saatlerce durgun denize bakmış , martıların resmini çekmeye çalışmıştık.Sonra balıkçı kayıklarının yanIna gidip çooookkkk güzel balıklar almıştık.
Merkezdeki müze parka gidip neler var bakmıştık.Valla bisürü eski mezar taşı vardı anladığım kadarıyla.Hayatımda gördüğüm en ilginç açıkhava müzesiydi diyebilirim.Zaten 10 tane falan taş vardı sanırım.Olsun müze müzedir dedik gezdik.
Dönüşte Oya ablamların köye de uğrayalım dedik.Yolda bir köy pazarı gördük.Ve köy pazarının önündeki bu sapsarı çiçeği.Adını bilmiyorum ama ben fotoğraf makinasını kaptığım gibi çiçeğe yapıştım.Ordaki hanım birdahaki gelişimizde bana kök soğanından vereceğini söyledi.
Oya ablamların köyde yeni doğan Zeynep bebeği de görmüştük.Biraz oturup Çorlu'ya döndük ve iftara aldığımız balıkları bir güzel pişirdik.Hımmm nefisti :)
Kısmetse pazartesi günü yine gidicez Ereğli' ye.Çünkü ben o balıklardan yine istiyorum :)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder