5 Eylül 2007 Çarşamba

YAŞLANIYORUZ!...

(Yazı bir arkadaşımın mailinden , resim internetten alıntıdır.)
Bugün üniversite öğrencilerinin çoğunluğunu 1986 doğumlular ve daha küçükler oluşturuyor.
'Gençlik' onlara deniyor.
Onlar için "Soğuk Savaş" bir bilgisayar oyunu.
AIDS doğduklarından beri var.
CD doğduklarında vardı.
Michael Jackson onlar doğduğunda beyazdı.
Bülent Ersoy onlar doğduğunda kadındı...
Eski filmlerde Ajda Pekkan'ı görseler tanımazlar.
Küçük Emrah'ı, Emrah'ın gayrimeşru oğlu sanıyorlar.
Rıdvan Dilmen onlar için sadece bir TV spor yorumcusu ve ona neden 'şeytan' dendiğini bilmiyorlar.
Kenan Evren onlar için tonton bir ressam "netekim".
Onlar için 'Çarli'nin Melekleri' ve 'Görevimiz Tehlike' sadece geçen senenin yeni vizyon filmleri.
Siyah beyaz bir bilgisayar ekranı olabileceğini düşünemezler.
Pac-Man'i bilmezler.
Amiga ve Commodore 64'leri olmadı hiç.
Siyah beyaz bir televizyon olabileceğine inanmazlar ve uzaktan kumanda olmadan nasıl kanal değiştirileceğini bilmezler.
Balkonda hiç anten ayarı yapmadılar.
Sadece tek bir kanalın günde belirli saatlerde yayın yaptığı dönemlerde dinozorların da yaşadığını düşünürler.
Dallas'ı sadece NBA maçlarından bilirler.
Flamingo Yolu ise sadece bir bar adı olabilir onlar için.
John Travolta'yı hep balık etli ve yuvarlak hatlı olarak gördüler ve onun nasıl olup da bir dans ilahı olabildiğini hayal bile edemezler.
Ve bizlerin de üniversitedeyken cep telefonsuz nasıl yaşayabildiğimize akıl erdiremezler...
Şimdi bakalım yaşlanıyor muyuz bir görelim...
1.Yukarıda yazılanları anlıyor ve gülümsüyorsun.
2. Artık dışarıda geçirilen bir gecenin ardından öğleden sonraya kadar uyumaya ihtiyacın var.
3. Arkadaşların bir bir "dede" oluyor.
4. Küçük çocukların bilgisayarla nasıl çok rahat oynayabildiklerine her zaman hayret diyorsun.
5. Gençlerin ellerinde cep telefonlarını görünce kafanı sallıyorsun.
6. İşine her geçen gün daha çok bağlanıyorsun. Artık o senin hayatın.
7. Arkadaşlarınla her gün telefonda daha az vakit geçiriyorsun.
8. Zaman zaman arkadaşlarınla buluşup, beraber yaşadığınız komik anıları tekrar tekrar anlatıp, eski güzel günleri yâd ediyorsun.
9. Bu yazıyı okuduktan sonra bunu bazı arkadaşlarına göndermeyi düşünüyorsun.
Onların da bunu beğeneceklerini biliyorsun...
Ve... Evet ... kabul etsek de etmesek de hepimiz yavaş yavaş
Y A Ş L A N I Y O R U Z !!!

4 Eylül 2007 Salı

RÖTARLI DOĞUMGÜNÜ KUTLAMASI :)



Çok sevdiğim ablam Rukiye ' nin doğumgününü kutladık bugün firmada.Mağaza sorumlumuz Rukiye abla şok oldu resmen.
Çünkü gözden kaçan bişey vardı.O da Rukiye ablanın doğumgününün üstünden 1 ay geçmiş olması :)
Aslında 28.07 olan doğum tarihini bendeniz 27.08 diye hatırlayıp üstüne birde kanka Didem yok diye bugüne erteleyince 1 aylık bir gecikmeyle doğumgününü kutlamış olduk.
Ama hani önemli olan hatırlamaktı :)
Canım ablama uzun mutlu , sağlıklı bir ömür diliyorum...


3 Eylül 2007 Pazartesi

Kanka Tatilden Döndü :)


Kanka Didem nihayet tatilden döndü.


Kaç gündür odada yalnız yalnız çalışmaktan fenalık gelmişti.

Gezenti Didem gittiği yerlerde beni de unutmamış ve sağolsun Ayvalık ' tan bu güzel kaplumbağaları getirmiş.

Sağol Kanka!


Kaplumbağalar evin baş köşesinde.

Çok ta çirkin şeyler canım :)

Duygu Ve Oktay 'a Mutluluklar !


02.09.2007
Sevgili kuzenim Oktay ' ın söz törenindeydik pazar akşamı. Eş , dost , akraba herkeste bir heyecan sormayın gitsin.
Tabii ki Oktay ve Duygu ' nun heyecanından bahsetmeye gerek yok.
Hayatlarını birleştirme yolunda attıkları bu ilk adımın , ömür boyu sürecek bir mutluluğa dönüşmesini diliyoruz bütün yüreğimizle...
En büyük mutluluklar sizin olsun...

1 Eylül 2007 Cumartesi

KÜÇÜK HALAMA :)



Gitmiş - Gezmiş - Hoşgelmiş .....


Benim çay&kahve delisi halam; nihayet gezdi gezdi Çorlu'ya döndü. Ankara'ya gitmişti.30 Ağustos ' ta Ankara'da bir başka Zafer Bayramı Kutladı.

Bugün küçük kuzen Tebessüm'den aldığım bilgilere göre Beypazarı' na da gitmişler.(İstihbarat sağlam bu arada)

Halacığım ! Eğer o yediğiniz Beypazarı Kurularından Aylin ' e (şahsıma) getirmediysen neler olacağı konusunda eminim hiç bir fikrin yoktur :)